Sanata dair... - Blogcu



Sanata dair...


Get a scroller sign at http://www.crazyprofile.com.com!



4/3/2007 - ...ACILARA TUTUNMAK...

Kategori: pandora

 

 

 

ACILARA TUTUNMAK

 

Acı çekmek özgürlükse

Özgürdük ikimiz de

O, yuvasız çalıkuşu

Bense kafeste kanarya

O, dolaşmış daldan dala

Savurmuş yüreğini

Ben bölmüşüm yüreğimi

Başkaldıran dizelere

Kavuşmak özgürlükse

özgürdük ikimiz de

elleri çığlık çığlık

yanyana iki dünya

ikimiz iki dağdan

iki hırçın su gibi

akıp gelmiştik

buluşmuştuk bir kavşakta

unutmuştuk ayrılığı

yok saymıştık özlemeyi

şarkımıza dalmıştık

mutluluk mavi çocuk

oynardı bahçemizde

aramakmış oysa sevmek

özlemekmiş oysa sevmek

bulup bulup yitirmekmiş

düşsel bir oyuncağı

yalanmış hepsi yalan

sevmek diye bir şey vardı

sevmek diye bir şey yokmuş

Acı çektim günlerce

Acı çektim susarak

Şu kısacık konutlukta

Deprem kargaşasında

Yaşadım bir kaç bin yıl

Acılara tutunarak

Acı çekmek özgürlükse

Özgürüz ikimizde

acılardan artakalan

işte o bakışlarmış

kuğu diye gözlerimde

gün batımı bulutlarmış

yalanmış hepsi yalan

savrulup gitmek varmış

ayrı yörüngelerde...

 

Hasan Hüseyin KORKMAZGİL

 

Yorum (18) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2007 - ...Aşkta Yarın Yoktur Sevgili...

Kategori: pandora

 

 

 

 

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili  

 

Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili

O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.

Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.

Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar

Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler

Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,

Anneler ve Korkular Yoktur

Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.

İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,

Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir

Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur

Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur

Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.

Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan

Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,

Yitirdikleri de...

New York'ta, Bir Sokakta,

Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının

Çıplak Yalnızlığı da

Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,

Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...

Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,

Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla

Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,

İnan...

Kim Demiştir Hatırlamıyorum,

Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.

Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,

O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,

Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla

Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,

İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.

Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan

O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...

Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili

Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer

Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...

Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer

Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,

Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...

İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır

Kimselere Veremez Sevgisini,

Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...

Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.

İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,

Oysa

Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup

Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.

Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara...

Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın

Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...

İşte Şimdi Biz de Sevgili,

Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,

Soluğu Evlerde Alacağız,

Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.

Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,

Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,

Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...

Birazdan Sabah Olacak...

Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,

İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...

Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse

Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.

Birbirimizi Kandırmayalım...

Hadi Güne Hazırlan,

Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış

Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,

Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,

O Yaban Ağrısını Geri Alacak

Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,

Sonra Geçecek...

Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...

 

AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ

 

Cezmi ERSÖZ

 

 

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2007 - ...Aşk ve Yurtsuzluk...

Kategori: pandora

 

 

 

AŞK VE YURTSUZLUK

 

Usul usul azalıyordu sevgisi, kalbi soğuyordu...

Aynı masada, yanyana oturuyorduk, ellerinden

tutuyordum... Akıntıya kapılmış bir çiçek gibi

bilmediğim, bilmediği uzaklıklara doğru gidiyordu...

Öyle acı çekiyordu ki sevgisinin azalmasından... Seni

artık özlemiyorum, eskisi gibi içimi acıtmıyorsun, bu

benim için ne büyük acı biliyor musun, derken sesi

titriyordu.

 

 

Dalından kopmuş bir çiçek gibi unutulmuş denizinde

usul usul sürükleniyordu... Sevgimiz yurtsuz kalmıştı

şimdi...

Can çekişen bir hastayı ölümüne hazırlar gibi,

nefesimi tutmuş saçını okşuyordum durmadan...

Sevgisi, yaralanmış çocukluğumuzu ve dünyayı

değiştirmeye yetmemişti.

Hayal kanatları yanmış sevgisini öksüz kalan sevgime

kattım. Sevgisi biterken gözlerime son bir kere

baktım. İnanmıştı çektiğim ızdıraba...

 

 

Son anda sarıldı bana:

Hadi, sen de benimle gel, birlikte karışalım

kayboluşa, dedi.

Yapamam, dedim, istesem de yapamam. Bu sevginin

ömrünü beklemeliyim...

Bu sevginin beni götürdüğü yere kadar gitmeliyim...

İçimde sırrın, kimseye benzemezliğin sızısı, yarım

kalan yolculuğun aşk yüzlü çocuğu var...

 

Sevgisi soğurken son tesellisi, son kıskançlığı, son

umudu bu olmuştu.

 

Cezmi ERSÖZ

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2007 - ...ALMİNA ...

Kategori: pandora

 

 

 

 

ALMİNA

Son günlerde ne yüzüme bakıyor
Ne bir selam veriyorsun almina!
Zahmet edip ne elimi sıkıyor
Ne bir hatır soruyorsun almina!

Madem hızlı yaşamayı severdin
Neden bana yar olmaya söz verdin?
Cambaz gibi kalpten kalbe tel gerdin
Maceraya yürüyorsun almina!

Ben yanarken hasretinin narında
Hoyrat eller bağlar bozdu narında
Ben aklımı uğurlarken uğrunda
Sen sefalar sürüyorsun almina!

Seni gözden, seni sözden sakınıp
Sır vermedim dosta senden yakınıp
Hasretinle hergün biraz tükenip
Bittiğimi görüyorsun almina!

Koca bir yaz geçti gülmeden
Ben giderim sen insafa gelmeden
Hayatımla oynuyorsun bilmeden
Günahıma giriyorsun almina!

Telaşlanma kastettiysen canıma
Günden güne giriyorsun kanıma!
Bir atımlık barut kaldı sonuma
Muradına eriyorsun almina!

 

Cemal SAFİ

 

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2007 - ...Ay karanlık...

Kategori: pandora

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AY KARANLIK

Maviye,
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine.
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...

İtten aç,
Yılandan çıplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel,
Ay karanlık...

Dört yanım puşt zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cigaramdan yanar.
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çiyansı.
Dört yanım puşt zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş,
Etme gel,
Ay karanlık...

 

Ahmed ARİF

 

 

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/3/2007 - ...Kal Biraz Daha...

Kategori: pandora

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAL BiRAZ DAHA

Kaç mavi yasak yasadik seninle, kaç deli gece... 
Düsünse dolunay bile utanir, 
Yildizlar çildirir, aglar erguvanlar, 
Ben seni iste öyle bir gecede sevdim, hesapsiz. 
Ve düslerim... 
Düslerim sinirsizdi alabildigine 
Duygularim sabirsiz. 
Bir çocuk kadar günahsiz. 
Sahi sende sevebilir misin beni 
Seni sevdigim kadar, 
Dokunabilir misin yüregime? 
Bak orada sen varsin. 
Mutluluk nedir diye sorsalar 
Sen derim alabildigine yalniz sen, 
Sesin, gözlerin, ellerin sonra, 
Titreyen dudaklarin ve arzun çekingen 
Sen benim her seyimsin. 

Sensiz neye benzer bu ay bu günes 
Çiçekler açar mi sen olmasan, 
Martilar uçusur mu çiglik çigliga, 
Sonra kim aydinlatir benim gecemi 
Günümü kim paylasir, 
Kim sorar derdimi, 
Ben neye sevinirim, 
Kimle gülerim? 
Kal biraz daha... 

Beraber büyüttük sevinçlerimizi, 
Beraber ögrendik yasama direnmeyi 
Sevmeyi beraber ögrendik. 
Bak günesler dogdu üzerimize 
Yolumuza begonyalar serildi. 
Aglamak bu kadar kolay miydi, 
Ve güzel miydi gülmek kadar? 
Herkese seni anlatmak istiyorum 
Seni söylemek siir siir, 
Her dizede sen olmalisin, 
Adin olmali çiglik çiglik... 
Içimi isitan sen tam suramda ilik ilik, 
Sen olmalisin kipir kipir yüregimde... 
Sevdan olmali deli dolu 
Ve çilginligin, çilginligin olmali. 
Ben seni sevmeyi seviyorum 
Ve seni özlemeyi. 
Bu bir itiraftir... 
Askin yoksa ben de yokum 
Yetim düslerimin kimsesizligi kusatir benligimi 
Hüzünler yagar gecelerime, 
Ben bir garip ben olurum, 
Sigamam odalara, tas duvarlar üzerime üzerime gelir 
Ruhum durmaz bedenimde, 
Hücrelerim yasamaz 
Kurumus dallara döner yüregim, susuz çöllere... 
Gece böyle bitemez, ben ölürüm, 
Ölürüm gitme, kal biraz daha... 
KAL BIRAZ DAHA...

Şebnem Kısaparmak

 

 

 

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/3/2007 - ...Benim Gecelerim...

Kategori: pandora

 

 

 

 

 

 

 

 

BENiM GECELERiM

Sag yanima döndügümde 
Rüya da olsa, düs de 
Sen varsin 
O ilik nefesini hissediyorum 
O yumusacik teninin 
Tenime degdigini duyuyorum 
Içim ürperiyor ama 
Mutlu oluyorum 
Iste benim gecelerim 
Hep böyle 
Sensiz, ama senle dolu 

Sol yanima döndügümde 
Yazikki bugulu da olsa 
Camdan içeri yansiyan 
Sokak lambasinin isigi 
Beni uyandiriyor 
Sen kayboluyorsun 
Yalnizligimi farkediyorum 
Seni özlüyorum 
Iste benim gecelerim 
Hep böyle 
Sensiz, ama senle dolu 

Bazen cama vuran 
Yagmur damlaciklarinin 
Bazen de tavan arasinda 
Kosusan fareciklerin 
Ayak sesleriyle 
Uyaniyorum 
Kendimi avutabilmek için 
Bizim sarkimizi dinliyorum 
Iste benim gecelerim 
Hep böyle 
Sensiz, ama senle dolu 

Kutubun ta merkezinde 
Yasiyorum sanki 
Geceler uzuyor uzuyor 
Aylarca sabah olmuyor 
Sanki günes dogmuyor 
Dualar ediyorum 
Sabah olmasi için 
Sana kosabilmek için 
Iste benim gecelerim 
Hep böyle 
Sensiz, ama senle dolu 


Ensar Aktaş

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/3/2007 - ...Özlediğim Yaşlar...

       

 

 Sevgili dostum Zuhal Aksulu imzalı bu yazıyı sizinle paylaşmak istedim...

Bu yazıyı okuyan herkes eminim ki birkaç saat  için bile olsa , geçmişe doğru hayatlarının en güzel yolculuğunu yapacaklar...

 

emeğine sağlık sevgili dostum...

 

 

Özlediğim Yaşlar...

 

 

Bozuk parayı kağıdın altına koyup kurşun kalemle Atatürk resmini kağıda çıkarttığım yaşları özledim..

 

Sokakta kızlarla ip atlarken düşüp bacağımı kanatmış olmama rağmen kalkıp kaldığım yerden oyuna devam ettiğim yaşları özledim...

 

Bayramlarda akraba ziyaretlerinde işlenmiş mendillerin arasına sıkıştırılmış harçlıkları topladığım yaşları özledim...

 

Ağzıma zar zor sığsa da ikinci tatlı sakızı da atıp keyfini çıkara çıkara çiğnediğim yaşları özledim...

 

Yoğurt almaya gittiğimde, dönüşte yolda yoğurdun kaymağını parmak parmak yiyebilme lüksüne sahip olduğum yaşları özledim...

 

Bakkaldan aldığımız çatapatları ayakkabımın topuğuna yapıştırıp kendi etrafımda fır fır dönerken, dünyanın dönmesini önemsemediğim yaşları özledim...

 

Bin bir güçlükle gazete kuponu biriktirip aldığım mikrofonlu kasetçalara kendi söylediğim şarkıları kaydederken kendimi Sezen Aksu hissettiğim yaşları özledim...

 

Ramazanda mahallenin bütün çocuklarıyla beraber ezanın okunmasını beklerken heyecanlandığım yaşları özledim...

 

Kuaföre gittiğimde boyum yetişmediği için altıma minder koydukları zaman utandığım yaşları özledim...

 

Arkadaşlarla bir gün kavga etsek ertesi gün bir şey yokmuş gibi oyuna devam edebildiğim yaşları özledim...

 

Mahalledeki kızların da arkadaş, erkeklerin de arkadaş olduğu, ayrılık, aldatılma, acıları yaşamadığım yaşları özledim...

 

Düşüp bir yerimi incitsem annemin hemen bir yara bandıyla müdahale ettiğinde huzur duyduğum yaşları özledim...

 

Şeker kız Candy çizgi filminde sevgilisi attan düşüp öldüğünde ağlayabilecek kadar saf olduğum yaşları özledim...

 

Bayramlarda topladığımız üç kuruş para ile aldığımız “kader kısmeti” mahalle arkadaşlarına çektirmeye çalışıp, sözde yaptığımız ticaret ile parayı geri kazanamasak da, kutudan çıkan dandik gofretleri yerken mutlu olduğum yaşları özledim...

 

...

...

...

 

bizim küçüklüğümüzde daha bir güzeldi her şey... daha bir özeldi. Biliyorum ki yeni neslin böyle özleyecek bir çocukluk yaşı olmayacak. Siz hangi yaşınızı özlüyorsunuz?

 

01.03.2007

 

Zuhal AKSULU

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/3/2007 - ... Yaşamaya Dair...

Kategori: pandora

 

 

YAŞAMAYA DAiR


Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey
beklemeden ,yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 


yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin 
insanlar hem de hiç kimse seni buna 
zorlamamış hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde 
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil 
ölmekten korktuğun halde ölüme 
inanmadığın için, yaşamak yani ağır 
bastığından.
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken 
gitmenin kederini 
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, 
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, 
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak 
edeceğiz belki yıllarca sürecek olan
savaşın sonunu.Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. 
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
bos bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...

NAZIM HiKMET
 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/3/2007 - ... Tüm Arkadaşlar a...

Kategori: pandora

 

 

SEVGİLİ ARKADASIM 

1.
Gözlerinin rengi gibi
Yüreğinin rengi gibi
Saçların da kendi renginde

Ama ben, ellerini gördüm önce 
Toplayan, düzelten, onaran ellerini
Dokunduğuna soluk aldıran
Telaşlı, usta, sevecen ellerini

Geç anladım ve inandım
Her gün daha çok inanıyorum
Ellerin, güzel işlerin karıncası
Ellerin, ellerden bıkmış ellerime sığınak

2. 

Yüzünün rengi gibi
Dudaklarının rengi gibi
Saçların da kendi renginde

Ama ben, özverini gördüm önce
İçinden cavlan gibi dökülen özverini
Hep koşan, yürümeyi bilmeyen
Hesapsız, gücendirmeyen, saydam özverini
Neye uzansa dirilten
Susan, hüzünlenen, sıcak özverini

Geç anladım ve inandım
Gün gün daha cok inaniyorum
Özverin, güzel islerin arisi
Özverin, sözcüklerden yılmış kafama barınak

3. 

Derinin rengi gibi
Sesinin rengi gibi
Saçların da kendi renginde

Ama ben seni gördüm önce
Gülen, yaşayan, bilen seni
Körpe bir söğüt dalı gibi çırpınan
Durduğu yere can veren
Gönüllü, duyan, seven seni

Geç anladım ve inandım
Şimdi daha çok inanıyorum
Sen, hayatın ablası
Saf olan herşeyin mayası
Sen, eşyalardan usanmış kalbime dayanak

4. 

Sevgili arkadaşım benim
Sana "sevgili arkadaşım" diyorum
Budur, bizim anladığımız sevdanın tanımı
İşte sana bir aşk şiiri
İçinde "sevgilim" sözcüğü geçmiyorsa
Suçun yarısı senin
Cünkü, ben de bize yaraşanlarin sözcüğünü değil
Kendisini seviyorum senin gibi

SÜREYYA BERFE

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

başka türlü bir şey benim istediğim ne ağaca benzer, ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz, havası ayrı hava.. bir başka yolculuk dalından düşmek yere yaşadığından uzun bir tatlı yolculuk dalından inmek yere ağacın yüksekliğince dalın yüksekliğince rüzgarda ve bir yeni ömür vardığın çimen yeşilliğince nerde gördüklerim nerde o beklediğim rengi başka tadı başka.. C.Y.

Müzik Dinleyin

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım


asu
abhorrence
tibette7yil
tutuklanandestanlar
petunya
nurla
yesilim
talia
ahsuvera
adaa54
dusbahcesi
cennetgozlumasilsevdam
arwen09
cile
mucizemm
Aydin MERT
boracccan
almulaca
viyaca
hobilendik
ladyfear
aloneangel8
tutuvey
genocide
alper olgay
1sessizgemi3
romantikmeyhane
sonyakaris
1damlaumut
turkkceegitimi
hukuksal
anaksimona
benhaladeliyim
hayaliperde
nursalkimi
yemektariflerimiz
zuhalaksulu
everybreathyoutake
nurlayemek
lordoftheloneliness
sacbakimiyontemleri
benyaziyorum
bendekiben
bebekveresimleri
muratkursatgumus
bebeksagligi
healthcare
makyajteknikleri
percussion
vacations
besthotels
animalimages
sifalibitkilerimiz
yesiltutku
nezaketbolat1
benyaziyorumsiyaset
meyvelerinfaydasi
erkekbebekresimleri
sacmodelleri
funnyimages
nilsu35
turkeyvacations
francevacations
Ahmet İNCE
bebekiiiim
evlilikhakkinda
aglocohakkinda
aksitabraxas
florajasmin
enpopuler
turkceyasam
dergahli
gunlukhayatim
tadimliktarifler
selocan52
koparanfikralar
facebookanasiluyeolunur
blinkies7.gif
Gülümsün benim... 2.gif
Meleğimsin... Myspace


Myspace

Dost Bloglar

ZUHAL2.bmp
zuhalaksulu.blogcu.com http://www.turkceegitimi.ile.biz

Kaç kişi ziyaret etmiş

Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı




Games by Crazyprofile.com
Friendster